ORTODENTA

Ortodontik Tedavi Kliniği

 

Ortodontist Dr. Pervin Bilginer Akdoğan

Hasta fotoğrafları Dr.Pervin Bilginer Akdoğan tarafından tedavi edilmiş olan hastalara ait olup bu sitedeki metin ve resimler izinsiz kullanılamaz.

NAVIGATE:

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.
Bu bilgilere kaynak olarka gösterbileceğimiz yayınlar şunlardır:
American Journal of Dentofacial Orthopedics and Orthodontics-Tüm sayılar
European Journal of Orthodontics-Tüm sayılar
Aşağıda bize sıkça sorulan soruların cevaplarını bulabilirsiniz. ayrıca sorularınız için mesaj atabilirsiniz.
TEDAVİYE İHTİYACINIZ OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLAYABİLİRSİNİZ?

Aslında en kolayı bir diş hekimine veya bir ortodontiste gidip muayene olmaktır. Ortodontistler de sadece uzmanlıkları ile ilgilenen bir diş hekimi gurubudurlar. Türkiye’de uzmanlık derecesi almış yaklaşık 600 kadar ortodontist olduğunu varsayarsak hemen yakınınızda bir tane bulamayabilirsiniz. Ama diş hekiminiz gerekli teşhisi yapabilir ve durumunuz gerektiriyorsa sizi bir uzmana yönlendirebilir. Hemen şu anda kendinizi test de edebilirsiniz, hatta çocuğunuza da ilk teşhisi koyan siz olun:
1-Dişlerinizde kolayca farkedilen bir çapraşıklık, alt veya üst çenenizde göze batan bir ilerilik, gerilik, eğrilik veya yüzün diğer kesimleri ile bir uyumsuzluk varsa,
2- Gülümsemenizde sizi rahatsız eden bir durum varsa: mesela gülerken dişetleriniz aşırı gözüküyor veya ağız kenarlarında karanlık boşluklar oluşuyorsa,
3- Çene ve diş ilişkileriniz yüzünden ısırma ve çiğneme problemi yaşıyorsanız,
4-Şiddetli ağız solunumu yapıyor, parmak emiyor, tırnak yiyorsanız veya geçmişte bunun gibi bazı uzun süren alışkanlıklarınız oldu ise,
5-Ağzınızı kapatmakta güçlük çekiyorsanız, dudaklarınız kapanışı sağlamaya yetmiyorsa,
6-Çene eklemlerinizden ses geliyor, çene kaslarınızda ağrı hissediyor veya çene kilitlenmeleri yaşıyorsanız, alt çeneniz sanki üst çenenizin içine hapsolmuşsa,
7-Dudak damak yarığı veya benzer bir sendromla doğmuşsanız,
8-Ailenizde ortodontik problem yaşamış veya dişlerini çok erken yaşta kaybetmiş bireyler varsa,
9-Ağzınızda en az bir eksik diş varsa ve diğer dişler o bölgeye doğru kaymaya başlamışsa,
10-Çapraşıklık sebebiyle dişlerinizi iyi temizleyemiyor ve bu nedenle dişeti problemleri yaşıyorsanız ya da dişlerinizi beyazlatma ihtiyacı duyuyorsanız,
11-Dişlerinizin arasında geniş boşluklar varsa,
12-Diş hekiminiz kaplamanızı veya dolgunuzu yaparken dişinizin pozisyonundan kaynaklanan bir zorluk yaşıyorsa,
13-Erken süt dişi çekimi yapılmışsa,
14-Dilinizi ön dişlerinizin arasına sokarak yutkunuyor ve konuşuyorsanız, arka dişlerinizi kapattığınızda kesici dişleriniz dikey yönde birbiri ile temas etmiyorsa,
bütün bunlar ortodontik tedaviye aday olabileceğinizin göstergesidir.

TEDAVİ NASIL BİR İŞLEM, NELER YAPILIYOR?

İlk randevuda hastadan sefalometrik ve panoramik rötgenler alınır. Röntgensiz tedaviye başlamak kesinlikle yanlıştır. Röntgende ağızda göremediğiniz ama tedavi planını tamamen değiştirebilecek durumlar saptanabilir. Hastadan başlangıç halini belgeleyen fotoğraflar ve alçı kalıplar da alınır. Tedavi planlaması bazı analizler sonucu bu kayıtlar üzerinde yapılır. Daha sonraki 1-2 randevuda planlanan işlemler yapılarak hastaya teller veya seçilmiş olan başka tedavi edici ortodonti mekanikleri uygulanır. Tedavi başlamış olur. Yapılmakta olan işlemin çeşidine göre 3 hafta ile 10 haftada bir olmak üzere kontroller başlar. Tellerde değişiklikler ve aktivasyonlar yapılır. Bu durum önceden öngörülen tedavi süresi boyunca devam eder. Hasta tedavi boyunca doktorunun söylediklerini harfiyen yerine getirmelidir. Bu yüzden aile-hasta-doktor işbirliği gerektiren bir tedavidir. Sonuç, doktorun bilgisine, özenine, hastanın da işbirliğine bağlıdır. Bunlar yerinde ise tedavi başarısı %100dür. Tedavi bitiminde teller çıkarıldıktan sonra dişlerin yeni yerlerinde artık kıpırdatılmadan tutulmaları amacıyla planlanan pekiştirme aygıtı uygulanır. Bu aygıtı da doktor hastanın başlangıçtaki ve bitişteki durumuna göre seçer. Şeffaf bir plak, boksör dişliği tarzında bir aparey, takılıp çıkarılabilen damaklar, içten yapışan ince bir tel pekiştirme aygıtı olarak seçilebilir.İdeal pekiştirme süresi aktif tedavi süresinin yarısı kadar olmalıdır. Pekiştirme gerektirmeyen durumlar olduğu gibi çok uzun süre pekiştirmeye gerek duyulan durumlar da olabilir. Pekiştirme apareyleri yavaş yavaş terkedilir. Birden bire tedavi kesilmez.

KALICI BİR DÜZELME Mİ OLUYOR?

Şunu kabul etmek gerek ki hiç ortodontik tedavi görmemiş bireylerde bile ömürboyu sürmekte olan fizyolojik, yani normal bir diş hareketi mevcuttur. Tedavi sonucu bu doğal süreçten etkilenebiliyor ama doğru teşhis, doğru tedavi ve hastanın ve doktorun bu işe gösterdiği özen ve yeteri kadar süren bir pekiştirme dönemi ve kontroller kalıcılığı sağlar. Çok erken yaşta gördüğünüz tedavi 15-20 yıl sonra arzu ederseniz bir revizyon gerektirebilir.

ORTODONTİ PAHALI BİR İŞLEM MİDİR?

Tedavi ücreti yapılacak işleme göre değişir. Aslında yaygın olan kanının tersine ortodontik tedavi son derece ekonomik bir tedavidir. Bir tedavi süresince doktorunuza 15 ila 35 arası ziyaret yaparsınız. Ayrıca kullanılan malzemeler, takılmaları, çıkarılmaları, dişlerin temizlenmesi, pekiştirme tedavisi ve kontroller ücrete dahildir.
Ülkemizde bu işlemle ilgili hiç bir şey üretilmemesi, kullanılam malzemelerin tamamının ithal olması, uzun bir tedavi olması, uzmanlık gerektirmesi, tedavi sonunda ömür boyu kullanılan düzgün dişlerinizin kendinizin olması gibi faktörler altalta konup toplandığında tedavinin çok kıymetli bir işlem olduğu ortaya çıkıyor.

BU TEDAVİNİN UYGULANMAMASI GEREKEN DURUMLAR VAR MI?

Çok ender de olsa diş hareketinin yaptırılmaması gereken bazı kemik hastalıkları karşımıza çıkabilir. Aşırı kemik yıkımı olan kişiler, gibi... Diş hareket etmek için gideceği yöndeki kemiği eritir, arkasında da bir kemik boşluğu bırakır. Hastalıklı durumda bu boşluk hemen yeni kemikle doldurulamaz.
Kuvvet miktarı çok olursa aşırı kemik erimesi gerçekleşir. Bu yüzden yetişkinlerde kuvvetin şiddeti çok iyi ayarlanmalıdır. Kuvvet az gelirse de diş hareketi olmaz

KAÇ ÇEŞİT TEDAVİ YÖNTEMİ VAR? TEDAVİ ACI VEREN VE ZOR BİR İŞLEM Mİ? NE KADAR SÜRER?

Temel olarak iki çeşit tedavi yöntemi var diyebiliriz. Kişinin kendisinin takıp çıkarabileceği hareketli aygıtlar ve doktor tarafından dişlere yapıştırılan sabit aygıtlar var. Bunlar da kendi içinde alt guruplara ayrılabiliyor. Örneğin hareketli aygıtlar: tedavi amaçlı veya tedavi sonrası pekiştirme amaçlı olabilir. Sabit aygıtlar ise dişin arka yüzeyinden takılan teller, ön yüzeyinden takılan metal ve estetik teller olarak yine kabaca ayrılabilir. Herkesin problemi ve beklentisi ayrıdır. Hastaya en uygun olacak tedavi şeklini belirlemek gerekir. Materyaller ve tedavi tipleri farklılık gösterir. Tedavi yaşının da kişiden kişiye değiştiği gibi tedavi süresi de problemin karakterine göre değişiktir. En kısa tedavi süresi 6 aydır. 1-2 yıl süren tedaviler çoğunluktadır. 3-4 yıl süren tedaviler de olabilir. Bazı özel durumlarda tedavi süresi uzar. Dudak damak yarıkları gibi. Kesinlikle acı veren bir işlem değildir. İlk bir –iki hafta alışmaya bağlı bazı ufak sorunlar yaşanabilir. Bunun dışında hasta yediklerine biraz dikkat ederek normal yaşantısını sürdürür. Ayda bir, kontrol ve ayarlar için doktoru görmek gerekir.

TEDAVİ YAŞI İÇİN SÖYLENECEKLER NELERDİR?

Her yaşta tedavi mümkün olmakla beraber tedavide kullanılan yöntem varolan probleme ve yaşa göre değişir.
Örneğin kötü alışkanlıklardan dolayı oluşmuş bir bozukluk söz konusu ise tedavi zamanı ‘hasta yakalanır yakalanmaz’dır.
Alt çene geride veya üst çene önde ise ve çene ortopedisi yapılacaksa hastanın hızla büyüyeceği buluğ çağı beklenmelidir. Ya da çenenin konumuna yönelik bir cerrahi planlanıyorsa tedavinin içinde büyümenin bitmesi beklenmelidir.
Basit bir çapraşıklık sabit tellerle düzeltilecekse 12 yaşından itibaren genellikle uygun bir zamandır. Alt çenenin öne büyüme eğilimi varsa 6-7 yaş geçirilmemelidir....gibi pek çok kriter var bu konuda. Kendi kendine karar vermemesi gerekiyor kişinin. Günümüzde düzeltilmeyecek bir sorun kalmamıştır ve her yaşta dişleri düzeltmek mümkündür ancak bazı tedaviler belli yaşlarda daha çabuk ve olumlu yanıt verirler. Bunu kaçırmamak gerek aslında aşı takvimi gibi bir takvim verebiliriz ebeveynlerin eline. Hangi yaşta nelere dikkat etsinler...gibi
DOĞUMDAN BAŞLAYARAK BİR TAKVİM OLUŞTURACAK OLURSAK ORTODONTİ AÇISINDAN HANGİ YAŞLARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

DOĞUM:
Bebek doğduğunda mutlaka damağı kontrol edilmelidir. Emzirilen süt bebeğin burnundan geliyorsa sert veya yumuşak damakta bir yarık olabilir. Veya bu durumun daha belirgin olduğu dudak yarığı da bulunabilir bebekte. Ya da benzer bir sendromla doğmuş olabilir. Bu durumda ortodontistler bu bebeklere ilk müdahale eden kişilerdendir. Zira acilen bir beslenme plağı plağı yapılarak damaktaki yarık suni olarak kapatılır ve bebeğin anesteziyi ve ileri cerrahi işlemleri kaldırabileceği bir kilo ve yaşa gelmesi beklenir. Bu tür hastalarda dişlerde mutlaka düzensizlikler olabileceğinden ve bir dizi cerrahi işlem gerekeceğinden mutlaka kontrol altında olmaları gerekir.
0-5 YAŞ:
Bu dönemde çocukların belli aralıklarla süt dişleri sürmeye başlar. Dişler ilk sürdükleri andan itibaren diş fırçalama alışkanlığının edinilmesi gerekir. Biberonla uyumamalarını tercih ediyoruz çocukların. Çünkü dişlerde kalan süt, dişleri çürütüyor. Tabii ki fazla şeker de tüketilmemeli. Çürük/tükürük aktivite testleri ile çocuğun çürüğe olan eğilimi belirlenebilir ve bu konuda özen arttırılabilir. Çünkü bu dönemde süren dişler en az 6-8 yıl daha ağızda kalarak alttan sürecek olan daimi dişlerin yerini koruyacaklardır. Erken çürüyüp erken çekilmeleri düzensizliklere neden olacaktır. Mutlaka diş hekimine her yıl kontrole gidilerek süt dişlerinde bir sorun olup olmadığı takip edilmeli.
Geniz eti, bademcik, alerjik rinit gibi bazı sebeplerle çocuklar geceleri ağız açık uyuyabilirler veya gündüz de ağız açık konumda durabilirler. Bu durumun aşırı olup olmadığı kulak burun boğazcı tarafından saptanmalıdır. Burun kullanılmaması nedeniyle sürekli açık duran ağız damak darlığına ve uzun yüze neden olur. Çene yüz gelişiminin %60’a yakını bu dönemde tamamlandığı ve yüz kemiklerimizin de şekillenmesinin kaslarımızın fonksiyonlarından etkilendiği düşünülürse bu dönem şekillenmemiz açısından önem taşıyor.
En geç 4 yaşına dek süt dişlerinin hepsi sürmüş olmalıdır. (20 adet) Süt dişleri arasında küçük aralıklar olması normal, hatta istenen bir durumdur. Zira alttan gelecek daimi dişler daha geniş ve büyüktür. 5 yaşındaki bir çocuğu ilk ortodontik muayenesine de götürebilirsiniz. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir konu da artık parmak emme, dil itme, dudak emme, yalancı emzik gibi alışkanlıkların sürmesinin normal olmadığıdır. Öncelikle telkin, olmuyorsa alışkanlık kırıcı bir takım aygıtlarla bu kötü fonksiyonların önüne geçilmelidir.
6 YAŞ:Bu yaşta ilk daimi dişler sürer. Alt orta kesiciler düşerek yerini sürekli iki keser diş alır. Altta ve üstte süt dişlerinin en arkasından da her bir kadranda birer tane olmak üzere toplam 4 adet 6 yaş dişi sürer. Bu azı dişlerin birbirine doğru şekilde kilitlenmesi çok önemlidir. Erken süt azı çekimi olmuşsa üst altı yaş dişleri öne kayar ve diş arkını şimdiden küçültürler. Diş hekimi bu yaşta bu dişlerin birbiriyle ilişkisinden ileride oluşabilecek bozuklukları tahmin edebilir. Görünürde bir problem yokmuş gibi durduğu için çoğunlukla bu dönem ihmal edilir.
Diğer yandan 6 yaş dişleri ağızda en uzun kalacak dişler olduklarından çok iyi korunmaları gerekir genellikle süt dişi zannedildikleri için pek önemsenmezler ve ilk çürüyen dişlerimiz olurlar. Çürüğe eğilimli bir ağızda çukur yapısı derin dişler varsa ileriki yaşlarda çürümemeleri için bu derin çukurları kapatan fissür örtücü denen bir madde uygulanması gerekecektir.
7- YAŞ: Üst orta kesici dişlerin sürmeye başladığı dönemdir. Bu dişler sürerken dikkat edilecekler; dişler ısırma pozisyonunda iken üst dişlerin alt çenenin gerisinde kalıp kalmadığı, 1mm den daha aralıklı sürüp sürmediği, alt çenenin çok ilerisinde veya birbirinin üzerine binecek şekilde sürüp sürmediğidir. Bazen dişlerin biri önde biri arkada sürer. Erken temaslar nedeniyle çenelerin asimetrik bir şekilde kapatılıp kapatılmadığı kontrol edilmelidir. Alt çene açılıp kapanırken bir kayma olmamalıdır. Üst çenenin geride olduğu ya da alt çenenin ileride olduğu durumlar hele ailesel bir eğilim de varsa mutlaka en geç bu yaşta tedaviye alınmalıdır.
8 YAŞ: Üst yan kesicilerin sürme zamanıdır. Genelikle dikkatli ebeveynler telaşla çocuklarını bu dönemde bize getirirler. Çünkü üst çenede bir darlık söz konusu ise bu dişler ya sürecek yer bulamaz ya da darlık miktarına göre damak veya dudak tarafında sıkışmış olarak sürer. Üst çenenin hafifçe genişletilmesi ile problem tamamen çözülebilir. Alt kesici dişlerde de çapraşıklığın görülür hale geldiği bir dönemdir. Alt yan kesiciler normal olarak dil tarafında sürer ve zamanla dil itmesi ile öne hareket eder ancak alt çene darlığı da aşırı ise bu dönem alt çene genişletmesi yapılması açısından kaçırılmaması gereken bir dönemdir.zira 9-10 yaşından sonra yapılan alt genişletme kalıcı olmaz.
9-10-11 YAŞ: Bu dönem yanak tarafındaki süt dişlerinin değişip yerlerini alttaki daimi dişlere bıraktığı dönemdir. Eğer bu yaşlardan önce erken süt dişi çekimi yapıldı ise komşu dişlerin bu boşluğa hareketiyle alttaki daimi dişin yeri işgal edilmiş olur. Bu durumda beklenen diş için yer açmak gerekebilir. Ya da yer kaybı olmamışsa boşluğun kapanmaması için bir yer tutucu yapmak gerekebilir.
Bu yaşta çokça görülen bir durum keser dişler aşırı fırlak sürmüşlerse çocuğun düşmesi sonucu kolayca kırılmalarıdır.
11-14 YAŞ: Büyüme atağının gerçekleştiği bu dönem alt çene geride ise ortopedik ilerletme için en uygun zamandır. Kızlarda daha erken (11-12) başlayan bu dönemin kaçırılmaması gerekir. Alt çenenin bu dönemde öne büyümesi stimüle edilemezse aşırı gerilikleri ileriki yaşlarda ancak ameliyatla düzeltebiliriz.
Diğer bir önemli konu da bu dönemde beklenen daimi dişlerle ilgilidir. Diş arkının en arkasından sürecek olan 12 yaş dişleri ve ağız köşelerini oluşturan köpek/kanin dişler ile beraber ağızda toplam 28 diş olmalıdır. Ancak diş eksiklikleri veya fazlalıkları olabilir. Bu durumda görünür bir problem oluşacaktır zaten. Eğer ağızda yer darlığı varsa köpek dişleri yukardan sürecek va aşağı inemeyeceklerdir. Aşağı inmeyi başarsalar bile ön bölgedeki dişlerin sıkışarak üstüste çıkmasına sebep olacaklardır. İşte en dikkatsiz velinin bile dikkatini çekecek bir görüntü oluşmuştur artık ve ortodontik tedavi kaçınılmazdır.
Maalesef darlık ve çapraşıklık aşırı ise çene genişletmesi yeterli olmaz ve sürmüş olan küçükazı dişlerinden birini çekmemiz ve çapraşıklığı bu bölgeye yaymamız gerekebilir. Sıklıkla yapılan çok büyük bir hata bu dönemde yukarda kalmış bu köpek dişlerinin çekilmesidir. Bu dişler ağızdaki kök boyu en uzun ve kuvvetli dişlerdir. Ağız köşelerindeki kemik desteğini de sağladıklarından stratejik önemleri bulunmaktadır. Velinin ısrarı ile çekilmeleri son derece yanlıştır.
Üst çene genişletmesi ve ilerletmesi gerekiyorsa bu dönemin kaçırılmamasında fayda var.
14-20 YAŞ: Büyüme hızının giderek azalacağı bir dönemdir. Bu dönemdeki tedaviler genellikle dişlerin üzerine yapışan tellerle yapılır. Eğer çenelerin konumlarını ilgilendiren bir ameliyat yapılacaksa hastamızın büyümesinin bittiğinden emin olduğumuz bu dönemin sonlarını beklemeliyiz.
20 yaş dişleri bu dönemde sürebilir. Günümüzde genellikle gömük kalıyorlar veya yer bulamadıkları için sürmeleri problemli oluyor. Takip edilmeleri gerekir.
Bu dönemin sonundaki yaşlarda genellikle artık tedavi şansı olmadığı düşünülür ki çok yanlış bir düşüncedir. Tedavi her yaşta mümkündür ancak farklı teknikler ve daha düşük kuvvetler kullanılmalıdır.

Bu takvimde kişiye özgü istisnalar olabilir ama bahsedilenlere dikkat edilirse pek çok sorun büyümeden ve kalıcı hale gelmeden halledilebilecektir.


TEDAVİDE DUYACAĞINIZ SÖZCÜKLER:

BAKTERİ PLAĞI: Dişler fırçalanmadığında diş üzerinde oluşan mikrop ve yiyecek artıklarından oluşan tabaka: Şekilde ilaçla boyanmış hali görülüyor.

BRAKET: Dişe yapışan küçük dikdörtgen şeklinde telin içinden geçeceği parça. Telin dişe kuvveti iletmesini sağlar. Sert gıdalar yenirse diş yüzeyinden koparak ayrılır ve kuvveti dişe iletmez olur.

BANT: Telin ucunun sonlandığı tüpü taşıyan ve arkadaki birer dişi yüzük gibi çepeçevre saran ana tutucu parça.

TÜP: Telin en son ucunun girdiği parça. Bir braket gibi dişe yapışır.

ARK TELİ: İdeal diş arkını taklit eden ve dişleri düzeltecek olan bir ovalin yarısı şeklindeki tel.

LİGATÜR TELİ: Ark telini braketlere bağlayan bağlayıcı teller.

 


ORTODONTİ ALANINDAKİ EN YENİ GELİŞMELER NELERDİR?

Ortodontik tedavi de tıbbın tüm alanlarında olduğu gibi seneler içinde teknolojideki gelişmelere paralel olarak gelişim gösteriyor. Halen dişlerin ön yüzeylerine yapışan tellerle dizilmekte olan dişler günümüzde alternatif tekniklerle de hizaya sokulabiliyor. Mesela dişlerin iç yüzeyine yapıştırılan teller veya yakından bakıldığında bile farkedilmeyen takılıp çıkarılabilen damaklar gibi...Bu iki yeni teknik ortodontide son yılların en gözde konularından ikisi.
Lingual teknik denen ve tedavinin, dişlerin dile bakan yüzüne yapıştırılan tellerle gerçekleştirilmesini sağlayan teknikte, hastanın ortodontik tedavi görmekte olduğu dışardan bakıldığında anlaşılmıyor. Çünkü teller dişlerin arka yüzeyine yapışık durumda. Bu tekniğin avantajları arasında yetişkinlerin tedavi esnasındaki estetik kaygılarını gidermesi, derin kapanış gibi bazı problemleri çabuk çözmesi, dişlerin ön yüzeyinde yapıştırmaya bağlı geçici mine aşınmalarının oluşmaması sayılabilir. Dezavantajları ise dilde belli bir süre rahatsızlık hissi, hastanın telleri temizleme güçlüğü, tedavi süresinin daha uzun olması ve pahalı olması olarak sıralanabilir
İnvisalign veya Orthoclear denen ve dişlere herhangi bir şey yapıştırılmayan teknikte ise hastadan alınan ölçüler üzerinde dişlerin son hali öngörülerek tedavinin her aşamasını içeren yaklaşık 30 adet şeffaf plak hazırlanır. Hasta her plağı 2 hafta taktıktan sonra 1-2 ayda bir ortodontistini görür ve sıradaki plağın takılması için onay alır. Bu tekniğin avantajları arasında da, plaklar şeffaf olduğu için tamamıyla estetik olması, dişlere yapışan herhangi bir madde olmadığı için dudak ve dilin rahatsızlık duymaması, ihtiyaç duyulduğunda çıkarılabilmesi, temizliğinin kolay olması ve yemek yerken çıkarılabildiği için tedavideki kişinin tellerini koparacağı endişesi ile gıdalarında seçici olmasına gerek kalmaması gibi özellikleri sayabiliriz. Dezavantaj olarak ise; dişlere uygulanan kuvvetin hastanın inisiyatifine bağlı olarak kesintiye uğratılabilmesi, ileri çene bozukluğu gibi her vakaya uygun olmaması ve pahalı olması sayılabilir.
Eğer ortodontik muayeneniz sonucunda her iki tekniğe de uygun olmayan bir kapanışınız olduğu tespit edilirse ne olacak? Dişlerinizi düzelttirememe gibi bir tehlike yok. Ortodontide çareler yaratıcılıkla doğru orantıda, sonsuz.
Estetik braketler tam size göre olabilir. Günümüzde erişkin hastaların en çok tercih ettiği yöntemlerden biri olan estetik braketlerle ortodontik tedavi klasik yöntemde olduğu gibi dişin ön yüzeyine yapıştırılan ve ancak size çok yakından bakanların görebileceği boyda ve dişin rengini alan özel yapıdaki bu tellerle yapılıyor. Hayalinizdeki inci gibi düzgün dişlere kavuşmanın artık yaşı da yok. Yeter ki ortodontik tedavinin değerini bilecek bilinçte olun. Çünkü hiç bir protez doğal dişlerinizin yerini tutamaz.
Metal braketler ise uzun yıllardır kullanımda. Çok değil 15-20 yıl öncesine dek dişi çepeçevre saran bir metal bant vasıtası ile ancak dişlere tutturulabilen bu braketler, teknolojinin diş hekimliğine büyük katkısı olan kompozit yapıştırıcılar sayesinde boyutları da iyice küçülerek dişlerin üzerine doğrudan yapıştırılıyor. Kopsa bile braket yapıştırmak son derece kolay ve kısa sürüyor. Çocuk yaştaki hastalarda çoğunlukla tercih ediliyor ve oldukça ekonomik.
SÜREKLİ EĞİTİM AMACIYLA KATILINAN KURSLAR-SDE

Istanbul University, Prof. Dr. Mustafa Ülgen 1994 Istanbul
Hacettepe University ?Segmented Arch Technique? Marcotte-1995 Ankara
Turkish Orthodontic Society?Straight Wire? John Bennett- 1996 Anlara
?Non Extraction Treatment? Gianelly- 1997 Istanbul
?Advances İn Clinical Orthodontics? Zachrisson-1998 Ankara
Lingual Orthodontics by Guisseppe Scuzzo- 1998 Istanbul
?Bioprogressive Therapy? Ricketts-1999 Istanbul
?The Lingual Orthodontics? course- Sylvia Geron- 1999 İstanbul
?The Clinical Management of Temporomandibular Disorders? Okeson-2000 İstanbul
Excellence in Orthodontics, Ravindra Nanda-2001 Istanbul
Roth Philosophy of Orthodontics; Ronald Roth and Robert Williams-2001 Ankara
?Clinical Management of Temporomandibular Disorders? Okeson-2002 İstanbul
Advanced Alexander Discipline course on ?So, when do we extract??-2002 Istanbul
?Self Ligating Orthodontics? Borkowski, 2003 İstanbul
?Rapid Orthodontics Following Alveolar Corticotomy? Ferguson- 2003 Istanbul
Alexander Discipline- open bite, deep bite- 2003 Istanbul
?Interdisciplinery cooperation between orthodontist and prosthodontist for improved esthethics?- Zachrisson & Toreskog -2004 Antalya
?Treatment of Class III maloclusions, Alexander Discipline?-Wick Alexander, 2005,Istanbul


ÇALIŞMA, POSTER VE YAYINLAR:-AYNI ZAMANDA SİTE İÇERİK KAYNAKLARIDIR..


INTERDISCIPLINARY TREATMENT OF AN ADULT UNİLATERAL COMPLET CLEFT LIP AND PALATE PATIENT
TEK TARAFLI TAM DUDAK DAMAK YARIKLI YETİŞKİN HASTANIN İNTERDİSİPLİNER YAKLAŞIMLARLA TEDAVİSİ
poster TDB kongresi 2005

SİX CASE PRESENTATIONS INDICATING TO CLASS III TREATMENT OPTIONS
SINIF III MALOKLÜZYONLARIN TEDAVİ YAKLAŞIMLARINA ÖRNEK 6 ADET VAKA TAKDİMİ
sunum TDB kongresi 2005

ELIMINATION OF UNESTHETIC ASYMMETRIC SINGLE CROWN RESTORATIONS WITH TOOTH DISPLAY-CASE PRESENTATION
ESTETİK VE SİMETRİYİ BOZAN TEK KRONLARIN YOK EDİLMESİNE ÖRNEK VAKA TAKDİMİ
poster TDB kongresi 2005

Diş eksikliği vakalarında protez öncesi diş boşluklarının düzenlenmesi ? vaka takdimi- (poster)
T.D.B. 11. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, 2004- Istanbul
Işık F., Bilginer P.

Infrapozisyondaki kaninlerin dental arka sığdırılmasında tedavi yaklaşımları ve örnek vakalar (poster)
T.D.B. 11. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, 2004- Istanbul
Bilginer P., Işık F.

Ağız Solunumunun Diş, Çene, Yüz Yapısına Etkileri, Yetişkin Bir Hastanın Ortodontik Tedavisi ve Bu Tür Hastalara Yaklaşım (Bildiri)
T.D.B. 10. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, 2003- Antalya
Diş hekimliğinde Klinik Dergisi Ekim2004 sayısında yayınlanmıştır.

Protraction Face Mask Application in Cleft Lip and Palate Before Puberty
T.Arun, P.Bilginer, N. Küçükkeleş
Journal of Marmara University Dental Faculty volume 3 number 1, 1998

Jasper Jumper ve Herbst Apareylerinin Sınıf II bölüm 1 Mandibular Retrognati Olguları Üzerindeki Etkilerinin Sefalometrik değerlendirmesi
T. Arun, P. Bilginer, N. Küçükkeleş
6. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi, 1998- Istanbul

Reverse Head-Gear Application in Cleft Lip and Palate Before Puberty
T. Arun, P. Bilginer, N.Küçükkeleş
Mediterranean Congress of Oral and Maxillofacial Surgery, 1997-Antalya

Investigation of the Relationship between Orthodontic Root Resorption and Total Body Bone Mineral Density
P. Bilginer, A. Acar, N. Küçükkeleş, N. Erverdi
73rd Congress of the European Orthodontic Society, 1997-Valencia SPAIN

Vertikal Yön Gelişim Gösteren Sınıf III olgularda LeFort I ve Saggital Split Osteotomi uygulamasının Diş, İskelet ve Yumuşak Doku Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi (vaka raporu)
S. Biren, P. Bilginer, B. Evrenol
5. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi, 1996-Antalya



ORTODONTİ ALANI DIŞINDA KATILINAN KONGRELER-SDE AMAÇLI
4th Meething of International Academy of Periodontology-1990 Istanbul, TÜRKİYE
Türk Oral İmplantoloji Derneği 1. Bilimsel Kongresi- 1991 Istanbul, TÜRKİYE
Türk Dişhekimleri Birliği 2. Uluslararası Kongresi- 1994 Istanbul, TÜRKİYE
4th Mediterranien Congress of Oral and Maxillofacial Surgery -1997 Antalya, TÜRKİYE
Türk Dişhekimleri Birliği 10. Uluslararası Kongresi-2003 Antalya,TÜRKİYE
Türk Dişhekimleri birliği 11. uluslararası Kongresi-2004 İstanbul,TÜRKİYE
Türk Dişhekimleri birliği 12. uluslararası kongresi-2005
İstanbul,TÜRKİYE

YURTİÇİ ORTODONTİ KONGRE VE SEMPOZYUMLARI-SDE AMAÇLI

4. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi 1994 Antalya, TÜRKİYE
Türk Ortodonti Derneği 5. Sempozyumu 1995 Ankara, TÜRKİYE
5. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi 1996 Antalya, TÜRKİYE
6. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi 1998 İstanbul, TÜRKİYE
7. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Kongresi 2000 İstanbul, TÜRKİYE
Türk Ortodonti Derneği 7. Sempozyumu 2001 Ankara, TÜRKİYE
9th International Symposium of Dentofacial Development and Function 2002 İstanbul,TÜRKİYE
8. Uluslararası Türk Ortodonti Derneği Sempozyumu-2003 Konya, TÜRKİYE
8. Uluslararası Türk ortodonti Derneği kongresi- 2004, Antalya,TÜRKİYE

YURTDIŞI ORTODONTİ KONGRELERİ-SDE AMAÇLI

The 71st Congress of the European Orthodontic Society-1995 Bergen, NORWAY
The 72nd Congress of the European Orthodontic Society-1996 Brighton, ENGLAND
The 73rd Congress of the European Orthodontic Society-1997 Valencia, SPAIN
Annual Meeting of American Association of Orthodontists-1998 Dallas,USA
The 76th Congress of the European Orthodontic Society-2000 Crete, GREECE
The 77th Congress of the European Orthodontic Society-2001 Ghent, BELGİUM
The 78th Congress of the European Orthodontic Society-2002 Sorrento,ITALY
The 79th Congress of the European Orthodontic Society-2003 Prague, CZECH REPUBLİC
The 80th Congress of the European orthodontic Society-2004 Aarhus, DANEMARK
The 81th Congress of the European orthodontic Society-2005
Paris, FRANCE